Bugun...



Demir; “Ben gibi” Albümüm, Anadolu coğrafyasında yakılmış,

Tarih: 17-01-2016 19:13:55 + -


Serhat birikimi gazetesinin soruların yanıtlayan Halk Müzik sanatçısı Turgay Demir; hangi yöreyi çalıp söylüyorsanız o yöreye has enstrüman, tavır, mızrap vb unsurları göz önünde bulundurularak sanatınızı icra etmelisiniz. Bütün bunlara dikkat etmediğinizde dinleyicilere bu farklılıkları aktaramazsınız. Doğruyu aktaramadığınız dinleyiciye de bu anlamda fazla sorumluluk yükleyemezsiniz. Dedi.


 Demir; “Ben gibi” Albümüm, Anadolu coğrafyasında yakılmış,

Serhat birikimi gazetesinin soruların yanıtlayan Halk Müzik sanatçısı Turgay Demir;  hangi yöreyi çalıp söylüyorsanız o yöreye has enstrüman, tavır, mızrap vb unsurları göz önünde bulundurularak sanatınızı icra etmelisiniz. Bütün bunlara dikkat etmediğinizde dinleyicilere bu farklılıkları aktaramazsınız. Doğruyu aktaramadığınız dinleyiciye de bu anlamda fazla sorumluluk yükleyemezsiniz.  Dedi.

S. BİRİKİM: Sizi Tanıyalım

T. DEMİR: Müzik ve sanatı içselleştirmiş olan bir ailenin 5.çocuğu olarak Ardahan’da doğdum. Diyebilirim ki doğduğumdan bu yana müzik yaşamımda hep oldu. Ve çok şanslıydım, kulağım hep otantik seslerle doldu.

Damarlarınızda dolaşmaya başlarsa müzik aşkı,  elbette yolunuzunda belirleyicisi olur.  Lisansımı İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı  “Müzik Teknolojıleri” bölümünde 1.ciliklle tamamladım. Yüksek Lisansımı (master)  ise yine İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Musiki Sanat Dalı “Türk Halk Müziği “ alanında yaptım.

Halk Müziğinin mihenk taşlarından, her zaman rahmet ve minnetle andığım Nida Tüfekçi ve Neriman Altındağ Tüfekçi gibi önemli sanatçıların öğrencisi olma onurunu yaşadım. Onların telkin ve tavsiyeleri beni daha da heyecanlandırmış ve türkülerin engin deryasında daha emin yol almama vesile olmuştur. Bu açıdan da ayrıca şanslı olduğumu söyleyebilirim.

Üniversite yıllarımda çeşitli Dernek, Vakıf ve Halk Eğitim Merkezlerinde çalışmalara katıldım. Orta ve Lise düzeyindeki okullarda Halk Müziği Koroları oluşturup konserler ve dinletiler gerçekleştirdim. Sosyal Sorumluluk Projeleri çerçevesinde sivil toplum örgütlerinin etkinliklerinde ve konserlerinde görev aldım.

Süreçte kendime ait Sanat Atölyemde Türk Müziği Enstrümanları yapımı ve geliştirilmesi konularındaki çalışmalarımı devam ettirdim. Bu paralelde ilk olarak tek tekne üzerinde ” çift sap” (bağlama düzeni ve bozuk düzen) bağlama tasarımını gerçekleştirip uygulamasını yaptım.

Halen TC Kültür Bakanlığı Devlet Korosu Sanatçısı olarak görev yapmaktayım.

S. BİRİKİM: Bugüne Kadar Yaptığınız Çalışmalardan Bahseder Misiniz?

T. DEMİR: Çeşitli Dernek, Vakıf, Halk Eğitimler i,STK’lar ile birlikte çalışmak her zaman en keyif aldığım performanslarım olmuştur. Davet aldığım tüm gönüllü kuruluşları hiçbir şekilde geri çevirmemeye çalışırım. Örneğin görme engellilerle bir koro oluşturup onların dünyasına girmek duygularını paylaşmak, heyecanlarını hissetmek gibi hazları yaşadım. Bu çok özel bir duygu. Tarif edilemez.

Ayrıca korolar oluşturdum.Konserler düzenledim.Özellikle  bizi geleceğe taşıyacak olan genç nesil ile birlikte çalışmak gerçekten çok heyecan verici olmuştur.. Aynı zamanda büyük bir sorumluluk.  Popüler kültür her alanda olduğu gibi özellikle kolay tüketilebilen müzik alanında toplumu kendi geleneklerinden daha fazla uzaklaştırmaktadır. Genç neslin türkülere ve kendi kültürüne gitgide yabancılaştığını görmek çok üzücü. Bu durum kesinlikle bir eğitim ve kültür politikası sorunudur. Mutlaka ve acilen aşılmalıdır. Çünkü herkesin bildiği üzere bu alandaki yozlaşma toplumu derinden sarsıcı sonuçlar doğuracaktır.  Fakat onlara dokunabildiğinizde, türküleri doğru ve uygun bir dille aktardığınızda karşılık bulduğunu görüyorsunuz. Buda umut verici bir tespitimdir.

S. BİRİKİM: Neden Ben Gibi?  Bize Albümünüzden Bahseder  Misiniz?

T. DEMİR: “Ben gibi” benim ilk albümüm.  Albüm özü sözü kendi gibi olan Anadolu coğrafyasında yakılmış, binlerce türküden sadece küçük bir tutam alarak hazırladığımız ezgilerden oluşmakta. Repertuarı oluştururken hayli zorlandığımızı söyleyebilirim. Sanki diğer türkülere haksızlık etmiş olduğum duygusunu oluşturdu bende. Türküler herkesin gönül telinde farklı noktalara dokunabiliyor. Ben her zaman benim gönlüme dokunan türküleri okumaya gayret ederim. Çünkü türküleri hissederek okuduğumda, dinleyenlere bunun yansıdığını görüp yaşıyorum.

Bu albümde son yıllardaki türkü icralarındaki yozlaşmaya karşı türkü tadında türkü dinlemek isteyenlere tercih oluşturabilmeyi hedefledim.

Yani sözün özü;

çıkarsız, hesapsız, sade yaşanmışlıkların tam anlamıyla yürekten dillendirildiği o eşsiz benzersiz türküleri “ben gibi “seslendirmek istedim.

S. BİRİKİM: TÜRKİYEDE HALK MÜZİĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

T. DEMİR: Türküler bizim toplumumuzun yani ortak duygularımızın nüvesi aslında. Türküleri özünden koparmamak, sihirli dokunuşlarını korumak benim çok önemsediğim bir unsur. Elbette bunu sahiplenen ve bu yolda devam eden  bir çok usta sanatçı bulunmakta. Ancak; popüler kültür her alanda olduğu gibi özellikle kolay tüketilebilen müzik alanında toplumu kendi geleneklerinden daha fazla uzaklaştırmaktadır. Özellikle genç neslin türkülere ve kendi kültürüne gitgide yabancılaştığını görmek çok üzücü. Bu durum kesinlikle bir eğitim ve kültür politikası sorunudur. Mutlaka ve acilen aşılmalıdır. Çünkü herkesin bildiği üzere bu alandaki yozlaşma toplumu derinden sarsıcı sonuçlar doğuracaktır.  Fakat onlara dokunabildiğinizde, türküleri doğru ve uygun bir dille aktardığınızda karşılık bulduğunu görüyorsunuz. Buda umut verici bir tespitimdir.

Türkü söylemek için eğitim almış olmak, olmazsa olmaz değilse bile en azından iyi icracılar ve iyi yorumcuları izlemek, gözlemek, dinlemek aslında işin özü. Bugünkü halk müziği icracılarının içerisinde maalesef yaptıkları işin önemini ve derinliğini kavramamış olanların çoğunlukta ve tercih edilebilir olduğunu da görebiliyoruz. . Aslında hangi yöreyi çalıp söylüyorsanız o yöreye has enstrüman, tavır, mızrap vb unsurları göz önünde bulundurularak sanatınızı icra etmelisiniz. Bütün bunlara dikkat etmediğinizde dinleyicilere bu farklılıkları aktaramazsınız. Doğruyu aktaramadığınız dinleyiciye de bu anlamda fazla sorumluluk yükleyemezsiniz. 

Dinleyicide elbette müzikaliteyi aramalı ve tercihlerinde seçici olmalı. Her şeyden önce dinlediği müziği iyi tanımalı. Bugün artık taş plaktan cd kayıtlarına kadar,  tüm dökümanlara, kayıtlara ulaşılması mümkün.  Bu doğrultuda kolayı tercih etmemeli ve biraz araştırma yapmalıdır.

S. BİRİKİM: Aynı Zamanda Enstrüman Da Yapıyorsunuz. Çift Sap Bağlama Tasarımınız Bir İlk. Biraz Bahseder Misiniz?

T. DEMİR: Oğlumun adını verdiğim (Aras) Çift saplı saz ; hem icracı hem de enstrüman yapımcısı olmamın verdiği bir avantajla gelişen bir proje oldu. Bağlama çalarken kimi zamanlarda ihtiyaç hissettiğim bir durumdan yola çıkarak tasarladığım bir enstrüman.  Çift sap bağlama aynı anda hem bozuk düzen dediğimiz tekniği hem de bağlama düzeni tekniği ile icra etme olanağı sağlıyor.  Yani ezgiye aynı anda farklı tınılar katabiliyorsunuz.  Oldukça işlevsel bir yapısı bulunmakta.

Bu bağlamam genellikle rahmetle andığımız usta sanatçı Özay Gönlüm’ün kullandığı “Yaren” adını verdiği sazı ile karşılaştırılır. Yaren sazı üç ayrı tekneye üç ayrı sap monte edilerek üç sapta kara düzen(bozuk düzen) olarak tasarlanmıştır. Benim yaptığım bağlama “Aras” ise tamamen farklıdır. Tek tekne üzerinde çift sap bulunmakta olup, biri uzun sap(bozuk düzen) diğeri kısa sap(bağlama düzeni) olarak  hem anatomik, hem fiziksel hem de işlevsel farklılıklar taşımaktadır.

S. BİRİKİM: Son Olarak Bize Hedeflerinizden Ve Albümünüzde Vermek İstediğiniz Mesajlardan Bahsederisiniz?

T. DEMİR: Bildiğiniz gibi ben halen Kültür Bakanlığı sanatçısı olarak görevimi devam ettiriyorum.  Hedeflerim iki alanda devam edecek diyebilirim.

Enstrüman yapım konusunda geliştirmek istediğim, ulaşmak istediğim tınılar var. Her yaptığım enstrümanda farklı teknikler kullanırım. Çünkü her enstrümanda farklı tını farklı sonuç görmeyi arzu ederim. Sesleri aramadaki bu yolum sanırım sonsuza açılıyor.

Enstrüman yapımı, ağaçla uğraşmak, onlara ruh ve estetik kazandırmak tarifi imkansız bir duygu benim için. Zamanımın büyük bir bölümünü atölyemde geçiririm. Tüm sazların çok özel hikayelerinin olduğunu düşünürüm. Hayalim; artık kullanılmayan ve fakat zamanında keyifle dillendirilmiş, klasiklerin de bulunduğu bir enstrüman müzesi oluşturabilmek.

İcraya gelince; yüreğimde “duygu” taşıdığım sürece türkülere ses vermeye, yarenlik etmeye devam edeceğim diyebilirim.

Albüm yapmak için yola çıktığımda ise;

Anadolu’nun gerçek çığlığı olan türküleri gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmayı, isimli-isimsiz tüm ozanlarımıza ruhumu besleyen o güzel eserleri için  vefa borcumu ödemeyi düşündüm.

İsmail KÜPELİ/İstanbul/Siyasal Birikim






Etiketler :

DİĞER Kültür sanat Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Komik
    Komik
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Fantastik
    Fantastik
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Komik
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. Fantastik
  5. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
    KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  • İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
    İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  • IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
    resim yok
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  • BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
    BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
  1. KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  2. İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  3. IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
  4. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  5. BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  6. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
VİDEO GALERİ
YUKARI