Bugun...


AVUKAT İSMAİL TOPKAYA

facebook-paylas
90lı yılların başıydı.
Tarih: 23-12-2020 16:50:00 Güncelleme: 23-12-2020 16:50:00


15 günlük gözaltı süresi bitmiş mahkemeye çıkartılmak üzere Gülhane parkının karşısındaki Devlet Güvenlik Mahkemesine götürülmüştüm.
Mahkemeye çıkartılmadan bir odaya sokuldum.Karşımda bir masa , masanın arkasında doktor vardı.
Gözaltı ile ilgili bir şikayetiniz var mı ? diye sordu.
Hocam polisler odadan çıkmadan mı anlatmamı istiyorsunuz ? diye sordum doktora.
Benim bu duruma itiraz etmeye hakkım yok fakat şikayetlerinin hepsini kayda geçeceğim merak etme , dedi doktor.
15 gün boyunca yapılan işkencelerin en belirgin olanları anlattım.
Filistin askısından iki kolum tutmuyordu.Zaten kollarımın halini doktor da görüyordu.Elektrik vermişlerdi.
Birde testislerimi sıktılar dedim (biraz da utanarak )  inandırıcı gelmiyorsa paravanın arkasında baka bilirsiniz.
Gerek yok , tek tek yazıyorum her söylediğini , diye cevap verdi 
Polislerin bulunduğu odada yaşadığım 15 günü , yapılan işkenceleri doktora anlattım.
Doktor tutanağı bana çevirdi “ Bak hepsini yazdım “ dedi.
Ardından mahkemeye çıkarıldım , tutuklandım.
Hapishaneye girdiğimin ertesi günü hapishane doktoru  bu kez ayrıntılı , el göz muayenesi de yaparak bütün işkence izlerini kaydetti.
Yani devletten maaş alan , devletin memuru iki hekim üzerimdeki işkence izlerini görmüş ve rapor halinde resmileştirmişti.Ayrıca Eyüp savcılığı tekrar muayene için Adli Tıp’a sevk etti.Aradan iki ay geçmesine rağmen işkence izlerinin bir kısmı duruyordu.Eyüp adli tıp doktoru bütün gözlem ve bulgulara bakarak işkenceden dolayı yedi gün iş göremez raporu verdi.
Avukatım aracılığıyla tüm doktor raporları , yedi günlük iş göremez raporu da eklenerek İstanbul valiliğine polisler hakkında suç duyurusunda bulunduk.
O dönem Mülki amirin izni olmadan herhangi bir memur için  soruşturma açılamıyordu.
Aradan bir kaç ay geçti.
Dönemin Valisi Hayri Kozakçıoğlu imzalı MATBU bir evrak geldi.
Evrakta mealen şöyle yazıyordu.Sanıklar devleti yıpratmak , güvenlik güçlerine iş yapamaz hale getirmek ve Emniyette işkence ve kötü muamele var , propagandası  yapmak için bu tür iddaları gündeme getirmektedirler.
...
Polislere karşı dava açılmasına mülki amirlerce izin verilmeyeceğini biliyordum. Ancak , 
“kendi kendilerine işkence izi “ cümlesi haftalarca kanlı idrar yapan bir insan olarak müthiş canımı yaktı.
“ Ulan testislerimide ben mi sıktım “
...
Çıplak arama tartışmalarının alevlendiği günlerde İktidarın sözcülerinden bir kadın , üstelik hukukçu birinin şu cümlelerini 
“ Bütün hayatı kadın mücadelesi ile geçmiş bir insanım , böyle bir şeye müsade edebilir miyiz biz ? Bir kadının böyle aranmasına biz tahammül edebilir miyiz ? “
Bu SÖZleri okuyunca  aklıma İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlunun polis memurları hakkında dava açmayı reddeden yazısı geldi.Devletin devamlılığı kadim bir gelenektir.
Sevgili Avukatım içimden geçenleri sizinle paylaşmak istedim.
...
Yukardaki mektubu eski bir müvekkilim gönderdi.
Gelelim bugüne.
Karakollarda işkence uygulaması son dönemlere kadar büyük oranda azaldı.Artık elektrik , filistin askısı kullanılmıyor , iz bırakan şiddetten mümkün olduğunca kaçınılıyor.
Buraya kadar tamam.
Ancak çıplak arama konusu geçmişte zaman zaman , kişiye özel veya şüphe durumunda uygulanırken ,özelikle F tipi hapishanelerle birlikte ÇIPLAK ARAMA rutinleşmiştir.Daha doğru ifade ile KURUMLAŞMIŞTIR.
Bu konuda çok sayıda suç duyurusu, şikayet , darp söz konusudur.Yani istenirse BELGEsi vardır.
Çıplak aramaya karşı çıkanlar çok ağır cezalara maruz kalmakta , uzun süre  mektup , ziyaretçi yasağı almaktadır.
Bunu ister sanık ister ziyaretçi olarak hapishane yolu düşen herkes bilir.
Bir hukukçu olarak altını çizerek belirtmek durumundayım.
Hapishane girişlerindeki çıplak aramanın esas olarak güvenlikle ilgisi yoktur.
Tutuklular zaten çeşitli teknolojik cihazlardan geçmektedir ayrıca fiziki ince arama yapılmasına da kimse karşı çıkmamaktadır.Peki çıplak arama neyin nesi ?
Bu kötü bir benzetme ile bir tür “ Hoş geldin dayağıdır “
Burası F tipi hapishanesidir.Burada hak hukuk aramak yok.Burada irade yok.Burada biz ne dersek , ne istersek onu yapacaksın , itiraz etmeyeceksin , hele hele direnmeyi aklından bile geçirme , bak çırıl çıplak karşımdasın , kimsen yok , bu kör labirentte tek başımasın ve bir dolu psikolojik mesaj içerir.
Güvenlik burada en alttaki başlıktır.
Tam bu noktada bir nesnel itiraz gelebilir.
Efendim çıplak arama dünyanın gelişmiş her ülke hapishanelerinde uygulanıyor.
Doğrudur.
Saçının telinin görünmesinin günah kabul edildiği bir coğrafyada bırakın erkekleri her yaştan kadına dahi ÜZERİNDE HİÇ BİR GİYSİ KALMAYACAK şekilde SOYUN ! diyen uygulamayı mütedeyyin iktidar elbetteki “ Yok öyle bir uygulama “ diyecek , herkesin bildiğini yok sayacak hatta bu konuda her kim yazar ve konuşursa hakkında soruşturma açıklacak.
Peki Allahın ve çok sayıda insanın bildiği uygulamayı ne zamana kadar saklayacaksınız.



Bu yazı 1267 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI