Bugun...


Ayeten Alkaşi

facebook-paylas
DOĞDUĞUM EV KADERİM Mİ?
Tarih: 12-04-2022 15:42:00 Güncelleme: 12-04-2022 15:46:00


Doğduğun ev yaşadığım mahalle kaderin midir bilemem.

kaderin en can alıcı  noktası hayatını birleştireceğin eş  seçimidir.

Seçtiğin eş tam kaderinin ortasındaki en kuvvetli yerini oluşturur...

Eş seçiminde sonra yaşadığın tüm olaylar  yaptığım eş seçimiyle  şekil alır.

Dünyanın en mutlu insanı kimdir diye sorsalar eş seçimini doğru yapanlar derim....!

İnancımıza göre; her insanın bir “kaderi” vardır.

“Kadere inanmak” inancın temelidir.

Ancak; “kader” ile kastedilen nedir?

Her insan, bir gün yaşamı sonlanacaktır.  Bu da bir kaderdir.

Bazılarına göre insanın kaderi  nerde doğduysa orda şekillenir.

Yoksul bir ailede doğan ve büyümeye çalışan bir insanın kaderi daha anne karnında belirlenmeye başlar. Kendisi “sağlıklı ve dengeli beslenemeyen bir anne, bedeninde büyüyen çocuğun sağlıklı beslenmesini sağlayamaz. Yaşama gözünü açtıktan sonra, yoksulluğun pençesindedir insan.

Nereye gelmek istiyorum?

Bu görüşü bütünüyle yok saymak mümkün değil.

Doğduğumuz ev veya içinde bulunduğumuz koşullar kaderimiz değildir. O anki gerçeğimizdir ve değiştirilebilir. Yeter ki mücadele etmekten vaz geçmeyelim. Yeter ki şikayet etmek yerine “Yapmak istiyorum ve yapmak için uğraşacağım” diyelim. Bunun sonucunda ne yapmaya niyet ettiysek onu gerçekleştirmemizi hiç bir kuvvet engelleyemeyecektir.

 Her şeyin başı niyet etmek değil mi ki?

Yeterki bazı gerçekleri görelim doğru düşünelim diyorum… etrafımızda   olan olayları da göz artı etmeyelim..

Ancak, “kaderini kendi iradesiyle belirleyen” insanlar da var.

Son söz; Elbette “kader” denilen bir gerçek var. Ancak, “aklını kullanan insan” kendi kaderini kendisi belirliyor!

Doğduğun ev, doğduğun aile kaderin midir?

Televizyonda böyle bir dizi gördüm. İzleyicilerini ne kadar da yanlış bir şekilde koşullandırdığını düşündüm.

Hayır, doğduğumuz ev kaderimiz değildir. İçinde bulunduğumuz koşullar da kaderimiz değildir.

Öyle olsaydı eğer; Mustafa Kemal Atatürk babasız kalıp dayısının evine sığınmak zorunda kalan küçücük bir çocukken nasıl bir kahramana dönüşür ve koca bir ulusa özgürlüğünü kazandırırdı.

Öyle olsaydı eğer; öğretmenlerinin “Bir şey öğrenemeyecek kadar aptal. Ümitsiz bir vaka, boşuna okula göndermeyin,” dediği bir çocuk nasıl zamanının en büyük mucitlerinden biri haline gelirdi. Kendisi için bu sözlerin söylendiği Thomas Edison film çekme kameralarından, ampule kadar pek çok önemli icadın sahibidir.

Aile büyüklerimizin hastalıkları da kaderimiz değildir ve bizde devam edecekler diye bir kural yoktur. ‘Babanız kalp krizi geçirdi, anneniz şeker hastası, halanızda tansiyon var’ diye sizde de olacak demek değildir. Bu aile gerçekleri, en fazla sizin de yatkın olduğunuzu gösterir. 

Bence İçinde bulunduğumuz koşullar kaderimiz değildir!



Bu yazı 991 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI