Bugun...


AYŞE HAZAL BEYTAŞ

facebook-paylas
SALGININ YÜKÜ EMEKÇİNİN OMUZUNDA / Ayşe Hazal Beytaş
Tarih: 01-05-2021 10:18:00 Güncelleme: 01-05-2021 10:18:00


 
1 Mayıs İşçi bayramımıza  geçen  yıl salgın tedbirlerinin ortasında evlerimizde oluşturduğumuz  karantinalarda  denk gelmiştik.  Geçtiğimiz bir yıl içinde salgının tüm yükünün işçi, emekçi ve küçük esnafa yüklendiğini yaşadık gördük. Eğer salgın koşulları hafiflemiş olsaydı, muhtemelen daha örgütlü ve daha geniş katılımlı 1 Mayıs yaşanacaktı. Ancak korona virüsüne yakalanan ve ölen sayısı günden güne artmasına rağmen gelen tüm uyarılara kulaklarını kapatmış ve ölümlere seyirci kalmış olan hükümet, her ne hikmetse,  tam kapanma tarihini  (nasıl bir tam kapanma olduğu tartışılır) İşçi Bayramından bir gün öncesine denk getirdi.  
 
2021 1 Mayıs’ını yine evlerimizde karşılıyoruz. Geçen yıl tedbirler başladığında parola  “evde hayat var” idi.  Bir yıldan beri, 65 yaş üstünü ve 20 yaş altını eve tıkan iktidar sayesinde ev içi bulaş artmış, işsizlik tırmanmış, birçok küçük işletme kapatılmış, kiralar, faturalar ödenemez olmuştur.  Bu nedenle yeni slogan  “evde ölüm ve yokluk var”  olmalıdır.
 
Ev içi görünmez emekleriyle ev kadınları, çalışmak isteyip de iş bulamayanlar, atanamayan öğretmenler ve sağlık emekçilerinden oluşan koca bir işsizler ordusuna gelince, onlar için zaten evde kalmaktan başka çözüm yoktu. Salgın öncesinde de sonrasında da durumlarında değişen bir şey yok.
 
Kamu ve özel sektör çalışanlarının büyük bir kısmı çalışmak zorundalar; güvenlik birimleri, fedakâr sağlık çalışanları, bu sürecin en önemli aktörleri olarak hayatın devam etmesi için canları pahasına çalışıyorlar. 
 
Bir de asgari ücretten düşük bir ücretle ve çoğunlukla sosyal güvenlikten  yoksun olarak çalışan bir kesim var ki; bu süreci ülke olarak onlar sayesinde aşabildik. Market çalışanları, kuryeler, temizlik işçileri, fırın çalışanları ve suyumuzu aldığımız işletmelerdeki çalışanlar hayati riskler alarak zorunlu olarak işlerinin başında oldular.
 
Kutsal olarak nitelediğimiz meslekler var. Her meslek toplumsal bir ihtiyaca karşılık düştüğü ölçüde kutsaldır, ancak bu süreçte görünmez düşmana karşı verilen savaşta en ön cephede olanların meslekleri, bu işi canları pahasına yerine getirdikleri için, kutsal olarak nitelenmeyi daha çok hak ediyor.
 
Hem risk alarak çalışanlara hem de salgın nedeniyle işinden olanlara bakınca salgınının ve ekonomik krizin bütün yükünün  emekçi halkın sırtına yüklendiğini görüyoruz.
 
Tüm dünyada yayılan bu salgın Karl Marks’ın en ünlü ve anlamlı sözünü hatırlatıyor: “Dünyanın bütün işçileri birleşin!” Salgın sonrası dünya artık eski dünya olmayacak. Beklentimiz şu: Dünyanın tüm işçileri birleşecek, tüm dünyada emperyalizme karşı bir mücadele yükselecektir. Savaşa, kıyıma, lüks tüketime yapılan aşırı harcamalar, tüm dünya işçilerinin birlik ve beraberlik içinde yürütecekleri birleşik  ve eş zamanlı eylemleriyle kınanacak ve son salgından çıkan en büyük ders olarak, halkların sırtından yapılan bu israfın sonlandırılması için ortak mücadele alanları oluşacaktır.
 
Yaşasın İşçi Sınıfı’nın kendisi ve tüm mazlum halk kesimleri için yürütmüş olduğu birlik, mücadele ve dayanışmanın sembolü olan 1 MAYIS.


Bu yazı 1412 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI