Bugun...


AYŞE HAZAL BEYTAŞ

facebook-paylas
ÜLKEDEKİ VE DSP’DEKİ MAÇOLUKTAN ARTIK BIKTIK...! / A.Hazal Beytaş
Tarih: 01-07-2021 16:45:00 Güncelleme: 01-07-2021 16:45:00



Seyrettiğimiz filmlerde, dizilerde maço (konu ne olursa olsun) kırıp döker, insanları öldürür. Hiç düşünmeyiz bu öldürülen insanların hayattan bir beklentileri, kendisine ihtiyaç duyan bir ailesi var mı diye. Ya da Maço, büyük bir içtenlikle bizi yöneten diğer maçolarla birlikte kanun ,yasa tanımadan ne tür işler yapıldığını milyonlarca insanı kendisine hayran bıraktırarak seri video şovlarla bütün dünyaya izletir. 
Bizlere bir yaşam alanı bırakmasalar da maçoları severiz, sayarız. Belirli bir eğitimleri olmasa da Maçolar her şeyi bilirler. Büyük medya organlarının nasıl yönetileceğini, sahipliğinin nasıl el değiştireceğini onlar tayin eder. Banka yönetimlerini, siyasi partilerin genel başkanlarını, kendileri gibi diğer maçolardan yine onlar seçer.  Her ne kadar askerlik yapmaktan, vergi vermekten hoşlanmasalar da, bütün yaptıklarını, vatan millet için yaptıkları için kanunlar onlara işlemez. 
Maçolar kanunun gereğini yapıp kendisi için suç duyurusu yapması gereken maço savcıyla,  her nasılsa bir şekilde yapılmış bir suç duyurusu varsa, bunun gereğini yapıp kendisini yakalaması gereken maço emniyet görevlisiyle, yine bir şekilde suç hasıl olmuş, yakalanmış ve hakim önüne çıkarılmış ise kendisine hak ettiği cezayı vermesi gereken maço hakimle can ciğer kuzu sarmasıdırlar.
Maço’nun ulaşabildiği yer bununla sınırlı değildir. Bakan Maço o kadar batmıştır, vatan millet adına yaptım dese de yaptığı şeyler o kadar ileri gitmiştir ki, TBMM komisyonunda  ucu yüce divana giden bir soruşturmaya muhatap olur, ancak komisyonda da onu kurtaracak solcu milletvekilleri vardır, nitekim onların oyuyla yüce divana gitmekten kurtulur.
Maço budur.  Niye bu kadar uzun uzun izah yaptım meraklandınız mı?
Sizleri fazla merak içinde bırakmadan anlatayım; 2000 yılında Masum Türker’in başkanı olduğu TBMM soruşturma  komisyonunda Mehmet Ağar 4 DSP’li milletvekilinin oyu ile Yüce Divan’a gitmekten kurtuldu. Bu komisyonun başkanlığını yapan Masum Türker, O günden itibaren, Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter ve nihayet 6 yıldan fazla bir süre yaptığı Genel Başkan olarak DSP’nin başında bulunmuştur. Yerine veliaht olarak bıraktığı Önder Aksakal’a 2015’te Genel Başkanlığı devretti. Ancak hala DSP üzerindeki büyük etkisi devam ediyor. Son Kurultay’da  Divan Başkanı olarak sergilediği tavırla halefi Önder Aksakal’ın Genel Başkan olarak kalmasının gerektirdiği işi yapmış oldu. Söylenenlere göre AKP ile varılan bir mutabakata göre ismi DSP’ye verilen 5 Kişilik ( Kazanacak yerlerdeki) milletvekili adayları içinde yer alıyor.
Hasan Erçelebi, Komisyonun diğer üyesi, 2002’den itibaren bütün yönetimlerde, Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter olarak yer almış olan kişi, Önder Aksakal’ın sağ kolu, listede onun da ismi var.
DSP’nin Genel Başkanı Önder Aksakal’ın , Kurultay’ın veya Parti Meclisi’nin kararlarına dayanmayan kişisel düşüncelerini parti kararları imiş gibi kamuoyu ile paylaşması üzerine, Genel Merkez yönetiminden istifalar oldu. Genel Başkan’ın söz ve eylemlerinden rahatsız olan bazı il başkanları basın açıklaması yaptılar. Merkez Yönetim’den istifa edip Parti Meclisi üyeliklerinde kalan PM üyeleri ve  il başkanları,  yaptıkları basın açıklaması ile Genel Başkan’ı parti doğrultusundan sapmakla suçluyorlar. DSP içinde kafasından estiği gibi maço tavırlarını sergilemeye devam eden, Önder Aksakal’ın atadığı üyelerden oluşan Örgüt Kurulu, Genel Başkanı eleştiren PM üyelerini ve İl Başkanlarını Merkez Disiplin Kurulu’na kesin ihraç talebiyle vermiş durumda.
Bu bir sınav. Ancak bu MDK önünde savunmalarını yapacak olanların değil, bizzat MDK’nun partiye sahip çıkıp çıkamayacağı, parti içi demokrasiyi hukukla ve adaletle sağlayıp, sağlayamayacağını gösterecek olan bir sınav.
Acaba  MDK üyeleri;  kendilerini yasalardan, tüzüklerden ve kamu vicdanından üstün sayan maçoluğa karşı; hakkın, hukukun, adaletin ve erdemin galip çıktığı bir sonuca varabilecek mi?
Acaba adında “demokrasi” olan bir partide demokrasi  ve adalet işleyecek mi?
3 Temmuz'da göreceğiz.



Bu yazı 1323 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI