bahis siteleri canli bahis
Bugun...


AYŞE HAZAL BEYTAŞ

facebook-paylas
GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER
Tarih: 19-05-2020 16:49:00 Güncelleme: 19-05-2020 16:49:00


15 Mayıs 1919 İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinden bir gün sonra İstanbul’dan adı Bandırma olan  bir vapur kalktı. İçindekiler suikaste uğrayacaklarına dair haber almış olmalarına rağmen yolculuk ertelenmeden  Karadeniz kıyılarına yakın olarak sürdürülerek tamamlandı.

 

16 Mayıs’ta İstanbul’dan hareket eden vapur 19 Mayısta Samsun’ a varmıştı. Kurtuluşa olan inancını içinde bir giz gibi saklayan  Mustafa Kemal,  Suriye’deki Yıldırım Orduları  komutanlığından  13 Kasım 1918 tarihinde  İstanbul’a Haydarpaşa Garından  geldiği gün, İngiliz gemilerinin namlularını kente dönük  demirlenmiş görünce  aklındaki gelecek planlarını  üç kelimeyle özetleyerek  Yaveri Cevat Abbas’a  “Geldikleri gibi giderler!”  demişti.

 

Ancak bu sözü ona ettiren şey, birçok cephelerde emperyalist ordulara karşı omuz omuza mücadele verdiği kendi halkının çocuklarına karşı derinden duymuş olduğu güvendi. Çoğu kez onun halkını ne kadar iyi tanıdığı gözden kaçırılır. Mustafa Kemal evladı olduğu halkının mücadele azim ve karalılığının cisimleşmiş şekliydi.

 

İstanbul’da bulunduğu  6 ay boyunca da bu düşüncesini  gerçekleştirecek çalışmalara yoğunlaşmıştı.  Şişli’deki evinde  arkadaşlarıyla toplantılar yaparak  işgalden kurtuluşun yollarını aramış, cebinde annesine ev almak için biriktirdiği parayı da bir  gazete (Mimber)  çıkarmak için harcamıştı.

 

Bir yandan toplantılar ile kurtuluş çareleri ararken, diğer yandan bu işi kolaylaştıracak bir göreve atanabilmek için bir çok görüşme yapmıştı. Bu görüşmeler ve  girişimler, bir mücadelenin saf temiz duygular kadar hatta belki de daha çok zeka ve akılcı çalışmalar gerektirdiğinin de bir kanıtıdır.

 

Tarih göstermiştir ki, bir çok haklı mücadele gerekli akıl dolu taktik ve stratejiden yoksun olduğu için kaybedilmiştir. Bir kurmay subay olarak o en büyük harekatının planlarını ve stratejisini hazırlarken bu mücadelenin gerektirdiği akıl dolu taktik asımları da bir bir atıyordu.

 

Onun için ya kazanamazsak diye bir ihtimal asla mevcut değildi. O yüzden milli mücadelenin şiarı olan “Ya istiklal ya ölüm!” kafasına çakılmıştı.

 

Nihayet çözüm  arayışları  bir sonuca ulaşmış ve Samsun’a gidebilmesinin yolu açılmıştı.Vahdettin’in  onayından geçen yetki belgesi aynı zamanda  askeri ve mülki tüm kurumlara da tebliğ edilmişti. Sonuçta bu belgeyle istediğini sağlamış ve geniş yetkilerle  9.Ordu Müfettişliği’ne  atanmış oldu.

 

Yetki belgesiyle amaçlanan Mondros Mütarekesinin  kararlarının  uygulanmasını sağlamak için orduyu silahsızlandırmak ve kontrollu bir şekilde terhis etmek,  işgale karşı oluşmuş milis kuvvetleri dağıtmaktı. Hatta ordu  kurtuluş çareleri arayan halk örgütlerine yardım ediyorsa bu yardımların kesinlikle yasaklanması sağlanacaktı.

 

Vahdettin’inin Mustafa Kemal’e verdiği görev  halkın ve ordunun işgal kuvvetlerine karşı vereceği direnişi kırmaktı. Ancak Mustafa Kemal içeriğine uygun davrandığında tam bir teslimiyet belgesi olan bu belgede belirtilenin tam tersini yapacak ve Anadolu’da kurtuluşu örgütleyecektir çünkü aklında milli egemenliğe dayanan tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak vardır. Hiçbir tereddüt ve ikincil bir düşünce yoktur. Bu işte tek bir sonuç söz konusudur ve onun gereklerine uyulacaktır.

 

Çok gözde, zeki,başarılı ve kahraman bir asker olarak  bu özelliklerinden yararlanıp saraya yakın olmanın sağlayacağı bütün nimetlerden  faydalanarak sefa sürmek varken, suikast haberlerine karşı ölümü bile göze  alarak Anadolu’ya geçme kararında bir an bile tereddüt etmedi çünkü bu onun için bir tercih meselesi değil, ulus olarak bir ölüm kalım işiydi.

 

İşte Mustafa Kemal budur.

 

19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Kurtuluş Destanı  çok çetin evrelerden geçerek 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan’da sonuçlanmış, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetle taçlanmıştır.  Ve Türk devrimi dünyada  tıpkı Fransız devrimi, Bolşevik devrimi gibi önemli  devrimler arasında  yerini almıştır.

 

Bugün bu sadece bizler açısından değil bütün insanlık açısından tarihi öneme sahip olan bu devrimi küçümseme çabaları tutmayacaktır. O gün tutmadı bugünde tutmayacaktır.Kurtuluş devrimimizle restleşmek, Lozan ve Cumhuriyetle hesaplaşmak isteyen o günkü emperyalizmin uşaklarının hevesleri onların sülbünden gelenlerle bugün de devam ettirilmektedir ancak bu beyhude ve boş bir çabadır. Üstelik bu anlamlı günün ithaf edildiği gençliğimiz buna izin vermeyecek ve kendilerine emanet edilen cumhuriyet ve demokrasimizi geliştirerek ilelebet sürdürecektir. 

 

18 Yıllık AKP iktidarı boyunca her seferinde Cumhuriyet devrimimize ve devrim liderlerimize  saldıran gerici ve yobaz anlayış karşısında ne yazık ki Atatürk’ü anladığını söyleyenlerin etkili bir mücadelesi olamamıştır. O yüzden gençlerimiz bugün omuzlarında daha ağırlaşmış olan tarihi bir  görevle karşı karşıyadır. Bu görevin zorluğu onları kamçılayacak ve eminim dedelerine karşı mahçup olmayacaklardır.

 

Karşı devrim hamlelerinin ayyuka çıktığı bu gün cumhuriyet ve demokrasi güçlerinin bir başarısını göremiyoruz maalesef.  Bürokratik siyaset anlayışı ile koltukları işgal etmiş siyasilerin kısır söylemleri ile vakit kaybediyor, devrimimizi kuruyacak halk dinamiklerini heba ediyoruz, ne yazık ki …

 

Ancak, bu 19 Mayıs 1919’un öncesinde de böyleydi. O yüzden 19 Mayıs 1919 salt simgesel önemi olan bir gün değildir. Bir dönüm noktası, bir fırlama rampasıdır. Sadece o yılların değil, bugünün de hareket noktasıdır 19 Mayıs

.

AMA ŞURASI UNUTULMAMALIDIR!

Ülkemizin içine düşürüldüğü sosyal, ekonomik ve siyasal çıkmazdan kurtuluşun yegane yolu  Mustafa Kemal ve arkadaşlarının verdiği kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin kodlarını çok iyi anlamak ve uygulamak olacaktır.

 

Gerisi teferuattır.



Bu yazı 855 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
YAZARLAR
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI