Bugun...


AYŞE HAZAL BEYTAŞ

facebook-paylas
KADINLAR PERGEL’İ SONUNA KADAR AÇIYORLAR!
Tarih: 13-04-2022 08:53:00 Güncelleme: 13-04-2022 08:53:00


 

Giiderek güzel kentimizin kültür ve sanat merkezi haline gelen Tarihi Havagazı Fabrikası; İzmir halkına onlarca yıl hizmet ettikten sonra fabrikalıktan emekli olup artık kendini tamamen kültür ve sanata verdiği şu günlerde yine güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Başkanımız Tunç Soyer’in yönlendirme ve olurlarıyla, başta Başkan Yardımcısı Mustafa Özuslu olmak üzere İBB bünyesinde kurulmuş olan PERGEL ekibinde görevli kadın personelin gayretleriyle bir kadın etkinliği düzenlendi.

Bu güzel mekanda, İzmir halkına ve İzmir'e  emekleriyle, bilgi ve birikimleriyle hizmet eden,  yön veren, kendi konularında ihtisas sahibi olan 60 kadın bir araya geldi.

İBB’nin kadın çalışanlarının mesleki ve kişisel olarak gelişimlerini ilerletmek ve kurum içinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırarak, kadın ve erkek çalışanların cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla oluşturulan PERGEL, çizdiği daireleri her geçen gün daha da genişletiyor. Bu son etkinlik de kadınlara, daha geniş özgürlük alanları açmayı amaçladı.

Üretim içinde yer alan emekçi ve çeşitli alanlarda yüksek lisans ve doktora yapmış akademik ünvanlı  kadınlar, kadın olmaktan kaynaklanan sorunları, İlkbahar’ın en güzel ayı olan, Nisan ayının  ikinci ve üçüncü günlerini kapsayan iki gün içinde neşeli bir atmosfer içinde ama büyük bir ciddiyetle ele aldıkları bir çalıştay gerçekleştirdiler.

Çalıştay, çalışmanın birlikte, ortaklaşa yapıldığında, nasıl bir angarya olmaktan çıkıp zevke dönüştüğünün bir örneği oldu ve Başkanımızın geldiği ilk günden beri sergilediği yumuşak üslup ve yaratıcı tarza uyumlu olarak gerçekleşti. Çeşitli meslek gruplarında yer alan kadınların, ortaklaşmanın toplumsal sancıları dindirici, iyileştirici yönünü keşfetmeleri, ileriye dönük iyimser düşünceler yarattı.

Birlikte çalışmanın, birlikte eğlenmek kadar önyargıları ortadan kaldırdığını gözlemlemek her birimiz içi sıradışı bir deneyim oldu.

Peki, neler yapıldı, ne tür kararlar alındı:

Emekçi kadınların gündeminde; İnsan kaynakları yönetimi, yetkililik, liyakat, kariyer planlama, karar alma mekanizmalarına katılım, istihdam alanlarında fiziki ve mekânsal koşullar, sosyal hakların standartlaşması, toplumsal cinsiyet rollerinin çalışma hayatına yansıması, kurumsal aidiyet ve motivasyon, kamusal ve özel alanda şiddet vb. bir çok konu yer aldı.
İlk gün sorunların tespiti yapılan çalıştayın  ikinci  günü  tamamen çözüm önerilerine yönelikti.

İzmir’in emekçi, eğitimli, deneyimli kadınlarının ortak çalışmasında etrafta konuşulan ve birbirine karışan cümleler uçuştu. Bir beyin fırtınası olarak geçen oturumlarda, olumlu ya da olumsuz, söylenen her söz, kaleme alınan her kelime içerikli ve anlamlıydı.  Denilebilir ki, bu çalıştayda boş ve anlamsız tek bir konuşma olmadı.

Yaşam alanlarımızı kasıp kavuran şiddetli bir sömürünün hedefinde olduğumuz konuşuldu; Evde işyerinde ve sokakta maruz kaldığımız fiziki ve psikolojik şiddet,  karar alma mekanizmalarına yeterince katılamadığımız dile getirildi; kadınların liyakata uygun düşmeyen istihdamı konuşuldu. Daha birçok sorun dile getirildi.

Ancak, bu sorunlar toplumsal bağlamından kopartılmadan, bireyselleştirilip şahsileştirilmeden ortaya kondu. Bunlar her ne kadar kadınlar tarafından dile getirilmiş olsa da, toplumsal bir ilerlemeye yol açması açısından  erkeklerin de sorunuydu,  tek farkla ki, kadınlar bu sorunların etkisi altındaydırlar ve artık beklemeye tahammülleri kalmamıştı.

Diğer bir nüans ise, kadınların bu sorunların çözümünü başkalarının lütfundan çok kendi mücadelelerine bağlamış olmalarıydı.

Sorunların yer aldığı liste oldukça uzundu.

Çözüm bölümünde kadın çalışanlar fazla yorulmadı,  özetle; kadın olduğumuz, insan olduğumuz, eşit olduğumuz; toplumun tüm kesimlerince de, ancak sözde değil özde anlaşılması halinde, sorunların halli istikametindeki en önemli engelin aşılmış olacağı temel bir önerme olarak benimsendi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Üst Yönetimi bir ilki başararak PERGEL projesi ile sorunlarının çözümlerini doğrudan çalışanlardan istedi. Üsten bir buyrukla değil alttan gelen bir katılımı ve çoğulculuğu gözeten demokratik bir tutumla çözümler aradı.

Ülkemiz; sosyal, sınıfsal ve ekonomik olarak kadın emeğinin görünümü ele alındığında, dünya ülkelerinin sıralamasında en alt sıralarında yer almaktadır. Eğitime erişim, siyasal katılım, sağlıkla yaşama tutunma ve istihdam gibi temel kriterlerde de maalesef   az gelişmiş ülkelerle aynı sıralarda görünmektedir.

Esnek, kısmi, yarı zamanlı ve güvencesiz çalıştırma gibi modellerin yasallaştırılmasında hedef yine kadın çalışanlar olmuştur. Kadınların; cinsiyetlerine daha uygun diye niteliksiz, beceri gerektirmeyen,  işlerde çalıştırmaları oldukça yaygındır. Ülkemiz işgücü piyasasının en temel sorunu kayıt dışı çalışmadır ve maalesef bu durumdan en çok etkilenen yine kadınlardır. Kayıt dışı çalışan kadınlar işyerlerindeki cinsiyete yönelik muameleler karşısında korunaksız kalmaktadır. Ayrıca işten ayrılmaları ve çıkarılmaları söz konusu olduğunda yasal haklardan mahrum kalmaktadırlar.

İstatistiklere gerek kalmadan söylenebilir ki; emek ve sınıf mücadelesini yürüten sendikalarda bile kadınlar için yeterince koruma kalkanları oluşturulamamaktadır. Maalesef bugün sayısal olarak en güçlü olan sendikaların birçoğunun tüzüklerinde; doğrudan kadınlarla ilgili maddeler bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da, erkeklerin yine kadınlardan daha fazla sendika üyesi olduklarını ve dahası karar mekanizmalarında kadınların yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz.

Kadın hareketinin etkin mücadelesi ülkemizde ve dünyada bu konuda bir farkındalık oluşturdu, ancak biz kadınların mücadelesi üzerinden kişisel veya siyasal rant elde etmek isteyenlerin de, sadece kılık kıyafetimiz, yaşam tarzımız üzerinden değerlendirme yapmakla yetinen çevrelerin de mesajlarını, olumlu görünmelerine karşın samimi bulmadığımızı belirtmekte fayda görüyorum.

Binlerce yıllık örf ve geleneklerden gelen tortulaşmış, toplumsal cinsiyet rollerine bağlı ayrımcılığa son vermek, ne kadar zor olsa da; bu konuda toplumun diğer kesimlerinin kadın sorunu gerçekçi bir şekilde anlamaları ve anlayışlarını eyleme dönüştürmeleriyle yol alacağımıza inanıyorum. Biliyoruz ki, “Roma bir günde kurulmadı.”

İzmir Büyükşehir Yönetiminin öncülük ettiği, Cumhuriyetimizin temel bir şiarı olan “kadını toplum hayatında ön safta görmek” düşüncesi yönündeki katkılarını kurumda çalışan kadınlar olarak önemsiyor, umutlanıyoruz.

Dileriz ki, kadın öncelikli istihdam projesi öncelikle kendi kurumumuzda hedefine ulaşıp, emsal teşkil etsin ve ülkemizin tüm istihdam alanlarına yansımış olarak gelişsin.

Kadına evin yolunu gösteren zorba anlayışa inat, PERGEL projesi kapsamında İzmir’de tüm yönetsel söz ve kararlarda yer alacak öncü kadınlar, bilinçli, etkin ve örgütlü çalışmalarını sürdürecekler.

Artık, durdurulamaz bir kadın hareketi, kadın bilinçlenmesi var. Cinsiyete bağlı toplumsal sürtüşmenin en aza indirilerek,  toplumsal faydanın; verimli bir şekilde artırılması bu gerçeğin herkes tarafından görülüp kabul edilmesine bağlıdır.

Bilinsin ki, PERGEL’i sonuna kadar açıp, çevrelediğimiz alanı büyüteceğiz.

Dünden bugüne kadın hareketine katkı koyan, yön veren, cinsiyet ayrımcılığına karşı direnen tüm emekçi kadınlara, bu mücadeleyi içten destekleyen bütün toplum kesimlerine ve başta Tunç Soyer olmak üzere tüm kadın dostu kurum yöneticilerine selam olsun!

Ayşe Hazal Beytaş



Bu yazı 1363 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI