Menü Haberin Merkezi
Tarih: 19.03.2026 22:47
Seyithan İzsiz'Den, Demokratik Kongo vatandaşı'na Sert Yanıt.

Seyithan İzsiz'Den, Demokratik Kongo vatandaşı'na Sert Yanıt.

Facebook Twitter Linked-in

Dosyanın 17 Ekim 2024 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararıyla kapatıldığını hatırlatan İzsiz, buna rağmen konunun yeniden gündeme getirilmesini "kasıtlı bir itibar suikastı girişimi" olarak nitelendirdi. 

YouTube üzerinden yayımlanan bir programda gazeteci Timur Soykan tarafından dile getirilen. Demokratik Kongo vatandaşı Serge Lusamba Kasanda daire satışı karşılığında, AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan  İzsiz'in kendisine vatandaşlık verileceğini açıkladı. Kasanda, fahiş fiyatlarla daire satıldığını ve kandırıldığını iddia etti

Medyada büyük yankı bulan açıklamaların ardından İzsiz'de yaptığı basın açıklamasında kendisine ve partisine zarar vermek için yapıldığını ifade etti.

Demokratik Kongo vatandaşı Serge Lusamba Kasanda, kendisine Türk vatandaşlığı vaadiyle Esenyurt'ta fahiş fiyata daireler satıldığını ve dolandırıldığını iddia etti. İşlemlerin yapıldığı şirketin sahibi olan

AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz'e de para gönderdiğini iddia eden Kasanda, mahkemeye başvurdu.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin vatandaşı Serge Lusamba Kasanda'nın ortaya attığı iddialar bir anda gündem yarattı.

Kasanda, ifadesinde şirket yetkililerinin 400 bin dolarlık konut alırsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacağını söylediğini belirtti.

Bu şekilde vatandaşlık alan binlerce kişinin daha olduğu belirtilirken, Serge Lusamba Kasanda'nın iddialarına göre; İstanbul Esenyurt'ta inşaatına yeni başlanan, Delta Dubai Comfort Waterpark adlı projeden iki daire satıldı. 2 artı 1, ebeveyn banyolu ve konforlu daireler Kasanda 'ya gösterilirken; şirket yetkilileri daireleri teslim aldığında beğenmemesi halinde yüzde 25 kâr ile geri alacaklarını söyledi. Eksper raporlarının resmi kurumlardan alınacağı ve arada bir fark olması durumunda fazla paranın geri verileceği vaat edilmiş.

Gayrimenkul değerleri için Gayrimenkul Bilgi Merkezi'ne (GABİM) bağlı şirketlerden değer raporu alındığını belirten Kasanda, 31 Ağustos 2022'de Esenyurt'taki Delta Dubai Comfort Waterpark'tan iki daire için Delta Gayrimenkul Şirketi'ne 420 bin dolar gönderdiğini iddia etti.

Şirket yetkilileri ile Kadıköy Tapu Dairesi'nde, Kasanda'ya dairelerin tapusu verildi. Kasanda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamayacağı kendisine söylenince şaşkına döndü.

Kasanda'nın avukatları nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla da suç duyurusunda bulunurken; Delta Gayrimenkul'den de şikâyetçi oldular. Ancak İstanbul Başsavcılığı 17 Ekim 2024 tarihinde takipsizlik kararı verdi. Delta Gayrimenkul'ün avukatları ise kendilerinin sorumlu tutulamayacağını, Elasan Şirketi ve Kadıköy Tapu Dairesi'nin sorumlu olduğunu öne sürdü. Bu yönde dilekçeler verdiler.

16 Mart 2026 tarihinde Onlar TV Youtube kanalında gazeteci Timur Soykan konuyu haberleştirerek bir takım açıklamalarda bulundu. Gündeme bomba gibi düşen bu konu çok sayıda yazılı ve internet medyasında yer aldı.

Kendisini zor bir durumda bırakan konu ile ilgili AK Parti İstanbul Milletvekili ve Delta Holding Yönetim Kurulu Başkanı Seyithan İzsiz uzun bir basın açıklamasını, kendi sosyal medya sayfaları ve basın mensupları ile paylaştı.

İzsiz yazılı olarak yaptığı açıklamalarda, kendisine yönelik bir itibar suikastı olduğunu, yanlı, mesnetsiz, manipülatif, kendisine ve mensubu olduğu (AK Parti) partisine zarar vermeye yönelik olduğunu, avukatlarının hukuki tüm işlemleri başlatacağını ifade etti.

Seyithan İzsiz tarafından yayınlanan Basın Açıklaması;

KAMUOYUNA DUYURU

16 Mart 2026 tarihinde Onlar TV Youtube kanalı üzerinden Timur SOYKAN tarafından yapılan açıklamalar ve daha sonrasında Birgün Gazetesi'nde ve daha birçok basın kurullarında yayımlanan köşe yazıları BÜTÜNÜYLE HUKUKA VE MADDİ GERÇEĞE AYKIRI niteliktedir.

Dosyanın 17 Ekim 2024 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "TAKİPSİZLİK" kararı ile kapatılmış olmasına rağmen konunun kasıtlı olarak, şahsımın siyasi kimliği (AK Parti Milletvekilliği) ön plana çıkarılarak servis edilmesi, bunun tamamen bir "itibar suikastı" girişimi olduğunu göstermektedir. İlgili videonun başı ve sonunu dinlediğimizde meselenin tamamen siyasi olduğu aşikardır.

Hakkımda çıkan bu haberlerin zamanlaması ve kurgulanış biçimi tesadüf değildir. CHP Genel Başkanı Özgür ÖZEL'in Adalet Bakanımız Sayın Akın GÜRLEK şahsında yargı kurumlarımızı hedef alan açıklamalarıyla eş zamanlı olarak bu haberin servis edilmesi, meselenin şahsi değil, tamamen siyasi bir operasyon olduğunu göstermektedir. Nereye hizmet ettiği belli olan bir grup basın organlarında, planlı ve organize bir şekilde; şirketimin ticari geçmişinde kapanmış ve yargı tarafından takipsizlik ile aklanmış bir dosyayı cımbızlayarak; Partimizi, Sayın Bakanlarımızı ve hükümetimizin adalet mekanizmasını toplu bir töhmet altında bırakmayı amaçladıkları görülmektedir. AK Parti kadrolarını "rantve dolandırıcılık" gibi asılsız iddialarla yan yana getirerek oluşturulmak istenen bu suni algı operasyonu, partimizi karalamaya yönelik geniş çaplı bir itibar suikastının doğrudan parçasıdır. İddia edildiği gibi şahsım, parti parti gezen değil; kurulduğu günden beri AK Parti içerisinde siyaset yapmış ve birçok görevde bulunmuştur. Son genel seçimden İyi Parti milletvekili seçilip tekrar geçmişte siyaset yaptığım, görevler aldığım ve "ailem" olan AK Partiye döndüm.

Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN önderliğinde; millete hizmet yolunda, gecesine gündüzüne katan bir çalışma metoduyla, seçim bölgemizde sevilen bir noktaya geldik. Yine yaptığımız sosyal sorumluluk projeleri ve yardımlarla da gönüllere dokunduk. Umre anneleri projesi, çocuklar okusun diye burs projesi, her yıl sosyal yardım çalışması ile yılda 20 bin aileye ulaşan bir sistem kurduk. BU NEDENLE ŞAHSIMIN VE PARTİMİN BU OLUMLU ÇALIŞMALARINI SABOTE ETMEYE, YOL KESMEYE YÖNELİK DAYANAĞI VE GERÇEĞİ OLMAYAN İFTİRALAR İLE KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ.

BASINDA YER ALAN İDDİALARA CEVABIM AŞAĞIDADIR:

Yetkilisi olduğum şirketim; güncel rayiç değerinden iki taşınmazını Serge Lusamba KASANDA isimli kişiye satmış, tapusunu anılan kişiye 12.04.2023 tarihinde devretmiş ve satış bedelini de almıştır. Serge Lusamba Kasanda'nın Büyükçekmece'den aldığı taşınmazın şirketimiz ya da projemiz ile bir ilgisi ise bulunmamaktadır.

Serge Lusamba KASANDA'ya tapu devri yapıldığı 12.04.2023 tarihinden daha önce 2022 yılında projemizin inşai faaliyetleri sona ermiş olup bu husus uydu görüntüleri ile de sabit durumdadır. İddia edildiği gibi TOPRAKTAN BİR SATIŞ YOKTUR. Sözleşmede de belli olduğu üzere "daire değeri düşük olursa %25 iade edileceği veya kar verileceği" konusu da gerçek dışıdır. İlgili taşınmazlar da Serge Lusamba KASANDA tarafından yerinde ve bitmiş halde görülmüştür. Bu nedenle Timur SOYKAN'ın iddialarının aksine, alıcı tarafından herhangi bir şekilde "topraktan girilmesi", "2+1 olarak vaat edilen taşınmazların 1+0, stüdyo daire olarak inşa edilmesi" ya da "taşınmazların metrekarelerinin daha düşük olması" gibi bir durumun söz konusu olması da mümkün değildir. Bu doğrultuda hukuk yargılaması esnasında da MAHKEME VE BİLİRKİŞİ HEYETİNCE taşınmazlar yerinde incelenmiş ve taşınmazların hangi özelliklerde olduğu, metrekareleri, oda, salon, banyo ve balkon sayılarını gösterir nitelikleri ayrıntılı şekilde raporlarda açıklanmış, DAVACI/ALICI tarafından da bu hususlara ilişkin yargılamanın HİÇBİR SAFHASINDA İTİRAZDA BULUNULMAMIŞTIR. Buradan da anlaşılacağı gibi; işbu haber yanlı ve itibar suikastı içermektedir.

Kaldı ki; Serge Lusamba KASANDA tarafından tapu devri esnasında da taşınmazların metrekareleri kendisine aracı firma tarafından sağlanan çevirmen vasıtası ile "Fransızca dilinde" bildirilmiştir.

Söz konusu devir işleminin yapıldığı Kadıköy Tapu Müdürlüğü, Serge Lusamba KASANDA ve aracı firma tarafından belirlenmiş olup yetkilisi olduğum şirketimin Tapu Müdürlüğü'nün belirlenmesine yönelik bir dahli olmamış, iddiaların aksine herhangi bir "ayarlama" yapılmamış ve hukuk yargılaması esnasında da davacı tarafından bu yönde bir iddiada bulunulmamıştır. Bu eylemler tamamen aracılar ve alıcılar tarafından organize edilmiştir.

Kanunlarımıza göre hangi ülke vatandaşlarının Türkiye'de taşınmaz edinme hakkına sahip olabildikleri kamuya açık bir bilgi olmayıp şirketimizin de bunu bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle şirketimizin "Demokratik Kongo Cumhuriyeti vatandaşlarına konut satılamayacağını bildiği" iddiaları GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR.

Haricen iddia edildiği gibi ilgiliye bir vatandaşlık sözü veya vaadinde de bulunulmamıştır. Nitekim, Kadıköy Tapu Müdürlüğü tarafından da Serge Lusamba KASANDA'nın pasaport tercümesinde ve diğer evraklarında KONGO CUMHURİYETİ yazdığı ve bu nedenle tapu devrinin uygun bulunarak yapıldığı, ancak vatandaşlık başvuru sürecinde ilgilinin DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ vatandaşı olduğunun görüldüğü, bu nedenle de taşınmazların tasfiyeye tabi tutulacağına dair şerh eklendiği hususları hukuk yargılamasını yapan mahkemeye yazılı olarak bildirilmiştir.

Yargılamayı yapan mahkeme tarafından alınan BİLİRKİŞİ HEYET RAPORU ile taşınmazların değerlerinin devir tarihi itibariyle 7.859.000,00 TL, yani tapu bedelinde yazan bedel ile uyumlu olduğu; dava tarihi itibariyle ise 8.450.000,00 TL değerinde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle "Taşınmazların değerinin düştüğü" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı sabittir.

Taşınmazların değerleri ile ilgili olarak GABİM firmalarının belirlenmesinde ya da firmaların yapacakları değerlemelere herhangi bir şirket ya da şahıs tarafından etki edilmesi, müdahalede bulunulması da olanaksızdır.

Şirketimiz tarafından yapılan satışların güncel taşınmaz rayiç değerinden yapıldığı Büyükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/391E. Sayılı dosyasından alınan 10.03.2025 tarihli BİLİRKİŞİ RAPORU ile sabittir. Taşınmazların değerleri bilirkişi marifeti ile dava tarihi itibariyle belirlenmiş ve Türk Hukuku gereğince de, bu bedelin yine Türk Lirası cinsinden davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 

Esasen Timur SOYKAN'ın açıklamalarında belirttiğinin aksine alıcı tarafından, satılan taşınmazın satın aldığı fiyattan daha az kıymette olduğu, kendisinin kandırıldığı, düşük değerli bir taşınmaz için yüksel bedel ödendiğine dair hiçbir iddia ve talepte bulunmamış olup davanın konusu da taşınmazın değeri, satış bedeli değildir. Nitekim, ALICI DA BİLİRKİŞİLERCE BELİRLENEN DEĞERLERE HERHANGİ BİR İTİRAZDA BULUNMAMIŞTIR. 

Bilirkişi tarafından belirlenen ve davacı tarafça itiraz edilmeyen taşınmaz değeri mahkeme kasasına depo edilmiştir. Yani şirketimiz halihazırda hem taşınmazlarını davacı tarafa devretmiş durumdadır ve taşınmazlarını kullanamamaktadır, bir başkasına satamamaktadır, hem de taşınmazların dava tarihindeki davacı tarafça da itiraz edilmeyen mahkemenin belirlediği değeri MAHKEME KASASINA DEPO ETMİŞTİR.

Türk Hukuku'na göre tapu sicilinin tutulmasından Devletin kusursuz sorumluluğu vardır. Eğer davacı bu işlemde bir zararının olduğunu iddia ediyorsa pekala yapmaması gereken bir tescili yaptığı için tapu müdürlüğünün kusurlu eyleminden dolayı devlete dava açarak uğradığını iddia ettiği zararı talep edebilir.

Neticeten, somut olayda şirketimiz söz konusu ilişkideki tek kusursuz olan kişidir ve olayın en büyük mağdurudur. NİTEKİM MAHKEME DE SOMUT OLAYDA ŞİRKETİMİZİN HİÇBİR KUSURUNUN OLMADIĞINA KANAAT GETİREREK DAVACININ DAVASINI KABUL ETMESİNE RAĞMEN DAVANIN AÇILMASINA SEBEBİYET VERMEYEN VE HİÇBİR KUSURU OLMAYAN ŞİRKETİMİZİ YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİNDEN DAHİ SORUMLU TUTMAMIŞTIR.

Buradan hareketle şahsım; gerçek dışı haberlerle kamuoyunda yıpratılmak istenmekte ve halkımız ile kurduğumuz güçlü bağı, yoğun çalışma tempomuzu, kamuoyundaki yüksek teveccühümüzü gören birtakım mihrakların bizi, hükümetimizi hedef alması, akamete uğratmak istemesi bizi doğrularımızdan alıkoyamayacaktır.

Daha önce de şahsımla ilgili olan asla gerçeği yansıtmayan manipülatif haberler bizi her zamankinden daha güçlü kılmıştır. Unutulmasın ki yel kayadan sadece toz alır. Bilinmesini isterim ki: yapılan YANLI, MESNETSİZ, MANİPÜLATİF HABERLERE İTİBAR EDİLMEMESİNİ, PARTİMİZ GİBİ ŞAHSIMIN DA TERTEMİZ OLDUĞUNU HEM VİCDANEN HEM DE HUKUKEN BİLİYORUM. Yalan, yanlı ve mesnetsiz haber üretenler hakkında her türlü yasal yollara avukatlarım vasıtası ile başvuracağımı belirtmek isterim.

Kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunarım.

Seyithan İZSİZ




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —