• BIST 100

    14915,65%1,02
  • DOLAR

    43,12% 0,21
  • EURO

    50,20% -0,08
  • GRAM ALTIN

    6245,46% 0,83
  • Ç. ALTIN

    10147,72% 0,77

HEDEF: ENGELSİZ ENGELLİLER

Ülkemizde engelliler olarak o kadar çok sorunla karşılaşıyoruz ki; değil destek olup engelsiz yaşama geçebilmek; sadece engellerle engellenmezsek; o da yeter. Senede bir kere de olsa, engelli tarafından engelsizlere üçüncü göz ola

SAĞLIK 3.12.2023 13:28:00 0
HEDEF: ENGELSİZ ENGELLİLER

Ülkemizde engelliler olarak o kadar çok sorunla karşılaşıyoruz ki; değil destek olup engelsiz yaşama geçebilmek; sadece engellerle engellenmezsek; o da yeter. Senede bir kere de olsa, engelli tarafından engelsizlere üçüncü göz olalım. Hayat bu… Ne de olsa herkes engelli adayı değil mi; bu hayatta?

 

2001 yılında psikoterapi grubuna destek vermek için bu yola çıkan ve 2003’den bugüne epilepsilleri yöneten bir kişi olarak, engellilerle ilgili yapılan birçok çalışmalara katıldım ve hayata 3. göz olarak bakabilmeyi öğrendim. Çünkü ben nereden geldiğimi biliyordum; ben de vaktinde o yollardan geçmiştim... Toplumdan ne beklediğimi, toplumun o zamanlar bana nasıl baktığını, iyileştiğim zaman da nereden geldiğimi unutmadım! 

 

Engeller harici, dahili ve zihinsel olabilir… Önemli olan konu; engellin bizi yenmeyip; bizim engelli nasıl yeneceğimiz… Dikkat edersek, herkes en kötü hastalık olarak, kendi çektiği hastalığı söyler, onun için çevresindekiler de, kendi sorununu anlayacak; yani aynı sorunu yaşayan kişilerdir. Önce dahili sorunlarımıza bakalım… Kalp hastası, böbrek yetmezliği, kanserden bir göğsü alınmış hasta… Hangisinin durumu daha kötü? Herkesin sorunu kendi açısından en kötüsüdür. Biri ‘kalp durursa ölürüm ‘, diğeri ‘her 3 günde 1 makinaya bağlanmalıyım’, diğeri kaç günüm kaldı’, derken, diğeri ise ‘vücuttaki eksiklik beni mi buldu’ psikolojisi ile hayatını idame ettiriyor. Böbrek için senelerce makinaya bağlanan arkadaşım, kanser olan 3 akrabam, göğsü alınan bir arkadaşım ve kalp ameliyatı geçiren 2 yakınım var.  İlk teşhis sonrası, ilk soru: ‘Neden ben’…

 

Harici hastalıklarla uğraşan kişilere bakalım. Bacağını kaybetmiş, sağ tarafına felç gelmiş, gözü görmüyor, söylenenleri duymuyor… Yürüyemediği için istediği yerlere, istediği zaman gidemeyen, asansör olmadığı için çocuğunun evine bile gidemeyen, standart kapı aralıkları olmadığı için kapıdan tekerlekli koltukla geçemeyen büyükbabamın, 37 sene tekerlekli koltuğa bağımlı yaşamasına şahit oldum. Babaannem hemşire olmasaydı, belki o kadar iyi bakamazdı; kim bilir…  Avcılar Belediye başkanı, kolu kopmuş ama belediye başkanı olmuş olan, ülkemizde ilk belediye başkanı. Görmeyen, duymayan, ayakları olmayan; çok dernek, vakıf başkanları gördüm. Gözleri görmeyen Stevie Wonder, Aşık Veysel, Metin Şentürk gibi başarılı sanatçılığa imza atanlar da var, boyundan aşağıya sadece sağ kolu hareket edebilen ama dünyaca ünlü fizikçi olan Stephan Hawking de…

 

Bir de zihinsel olan hastalıklara bakalım… Epilepsi, down sendromu, disleksi, bipo, otizm hastaları gibi. Down sendromu olanlar için açılan korumalı iş yerlerinde başarılı olan gençlerimizi de gördük, Einstein, Stephen Spielberg gibi disleksi rahatsızlığı olan kişiler de gördük; Gorki, Gorbaçov, Napolyon, Nobel gibi dünyaca ünlü epilepsilileri de… Bunun bir örneği de benim!

 

Bizlerin başarılı ve/ya başarısız olması; iki tarafın elinde. Birincisi kişi olarak ’ben başaracağım; benim de başarılı kişilerden hiçbir farkım yok’ diyebilmek. İkincisi ise Devlet olarak; belediyeler olarak gereğini yapabilmek; yaptırtabilmek... Bir de neler yapılabilir konusunda fikirler verelim… Belki duyarlı olan kişiler dikkate alırlar; ne dersiniz?

 

Bence 1. çalışma eğitim üzerine olmalı. Kişilere ‘nasıl olsa hasta değilim’ cümlesinden, ‘hasta değilim ama herkes gibi adayım’ cümlesini öğretmek ile işe başlanmalı… Bunu topluma çocuk yaşlarda öğretebilirsek, gerçekten çok güzel sonuçlar alırız. Ne de olsa ağaç yaşken eğilir… 

 

İlk yardım eğitimleri çok daha geniş bir kitleye verilmeli. İlk müdahale öğrenilirse, daha az ölümler olacağı gibi, daha az sakatlanmalar olacaktır. Kalp ve epilepside doğru müdahale, bazen hayat kurtarabilir. Yaralanma sırasında ayağı –veya kolu- zarar gören bir kişinin ayağı havaya kaldırılarak, kanın deveran etmesi sağlanabilir. Fenalaşan kişinin başının altına yumuşak bir cisim konularak baş korunabilir. Açlıktan başı dönüyorsa bir kesme şeker vererek, tansiyonu yükselen bir kişiye tuzlu ayran verilebilir. Bunlar çok basit ama çok işe yarayan müdahalelerdir. Peki daha önce bu sakatlanmalar yaşandı; ne yapalım? Türkiye’de ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bu çalışma hayata geçecek! Umarım diğer belediyeler de sadece bakmazlar; onlar da görürler! Sadece bizi duymazlar; onlar da bizi dinlerler!

 

ENGELLİ İSTİHDAMI

 

Eğitim haricinde diğer önemli pencereden bakalım… İnsanları hayata kazandıralım. Hem sosyal, hem de ekonomik hayata…. Engelli olan kişilerin de birçok konuda başarılı olduklarından yukarıda bahsetmiştik. Şimdi yapılacak çalışma ise; kimler; hangi işleri yapabilirler? Büyük şirketler bu konuda biraz daha profesyonel çalışıyorlar ama onların bile bizlerin bilgilerine ihtiyaçları var. Senelerce epilepsililer için, İK fuarlarında stantlarını gezdim ve tek tek hangi dallarda başarılı olabileceklerini anlattım. Kasım ayı sonunda engellilerin nasıl para kazanabilecekleri, nasıl istihdama katkıda bulunulabilineceği konusunda, STK başkanlığı yanında hem insan ilişkileri ve satış eğitimleri veren eğitimci, hem de sosyal bir girişimci olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının sekreterinden randevu talep ettim. Engellenmedikten sonra, engelliler birçok konuda başarılı olabilirler! Bakanlık-STK iş birliği her zaman daha sağlıklı sonuçları ortaya çıkarır. Çünkü damdan düşen, damdan düşenin halinden anlar… 

 

İlk bilmemiz gereken; bir uzuv çalışmıyorsa, diğer uzuv daha güçlü çalışıyordur. Örneğin yürüyemeyen bir kişinin, kol kasları daha fazla gelişmiştir. Görmeyen bir kişinin, seslere karşı duyarlılığı çok fazladır. Duymayan bir kişi, çok dikkatlidir. O zaman vücudumuzda hangi eksikliğin olmadığı veya eksik olduğu değil; neyin olduğu ve daha duyarlı olduğu önemlidir…  Diğer önemli konu ise, engelli olmayan bir kişi, çalıştığı işi o kadar önemsemeyebilir ama engellilerin işe girişi çok zor. %3 işe alım mecburiyeti olmasa; işimiz daha da zor olurdu. Çünkü engelli oranımız %12… Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre, çalıştırılan engelli sayısı kamuda 18910, özel sektörde ise 104.536 kişi! 

 

Engelli olan kişi, Devlete veya ailesine hayatını borçlu olmamalı. Sağlıklı herkesin yapabileceği işler olduğu gibi, engelli olanların da yapabilecekleri birçok işler vardır; engellenmezler ise! Bu nedenle hep söylediğimi tekrarlayacağım. ‘Asıl sorun engellimiz değil; engellenmemiz!’  Engelsiz yaşasak, engellimizle yaşarız!

 

Dahili hastalıkları olanlar, kendisini fazla yormadan yapılan tüm iş dallarını ve tüm sporları yapabilirler. Yalnız kendilerini çok fazla yormayıp; çok fazla stres altında kalmamak şartıyla… Birkaç şeye dikkat edecekler. Örneğin yer altında kazı işleri, tepe noktalarda bulunan riskli işler dışında veya kalp hastası bir kişi manyetik alanda olmayacağı işleri tercih edeceğiz… Harici hastalıkları olanlardan ortopedik engelli olan bir kişi, masa başı işlerinde başarılıdır. Paralimpik sporlarda ise kol kasları çok gelişmiştir; bireysel sporlarda cirit, ok atma gibi sporlarda, grup sporlarında ise basketbolda, eğer koltuk değnekleri ile yürüyebiliyorsa, futbolda da başarılı olurlar. Kolları olmayan kişiler yüzme, koşu sporlarında başarılı olurlar, meslek dallarında ise, bilgi ile ilgili konularda yani; psikolog, avukat gibi meslek dallarında gibi başarılı olurlar. Gözleri görmeyen kişilerin kulakları çok duyarlıdır ve santralı onlardan daha iyi kimse yönetemez. Üniversiteye giden görme engelliler ise, daha çok öğretmenlik ve avukatlık mesleklerini tercih ederler… Duyma sorunu olan çok kişinin görevi, çalışma ortamı yüksek sesle olan yerlerdir. Çünkü yüksek ses, birçok kişinin kulaklarına zarar verirken, bu kişilerin böyle bir riski yoktur. Zihinsel rahatsızlığı olan down sendromu olanlar satranç, dama gibi sosyal faaliyetlere katılırken, kontrollü iş yerlerinde çalışabilirler. Epilepsililer, masa tenisi, cirit, okçuluk da başarılı olurlarken, kontrol dahilinde ise, yüzme, basketbol, koşu sporlarına da katılabilirler ama kesinlikle dalgıçlık, paraşütle atlama gibi sporlardan uzak durmalıdırlar. Riskli işler olmamak şartıyla (doktor olabilir; operatör doktor değil; ofiste çalışan inşaat mühendisi olur ama sahada değil; inşaatın içinde çalışabilir ama dış cephede değil v.b) tüm işleri yapabilirler.

 

Kısacası engelliler olarak başarabileceğimiz o kadar çok spor dalı; o kadar çok iş kolu, o kadar çok spor dalı ve o kadar çok sosyal faaliyet var ki; biz zaten yapabiliriz! BİZİM BİLDİĞİMİZ VE SİZİN BİLMENİZİ İSTEDİĞİMİZ; BİR UZUV ÇALIŞMIYORSA, DİĞER UZUV DAHA FAZLA ÇALIŞIYOR; YANİ ASLINDA EŞİTİZ!!! Evet engele alışmak, engelli olduğumuzu kabullenmek zordu ama bizler senelerden beri, bu engellimizle neleri yapıp-yapamayacağımızı; yapamadığımız şeyleri, nasıl aşmamız gerektiğini öğrenerek yoğrulduk. Birçok engelli de ‘‘ben de yapacağım’’ ruhuyla aştık! 

 

Yürüyemiyorsak, tekerlekli koltukla girip çıkabileceğimiz evde oturduk. Görmüyorsak, düz ayak olan yerleri seçtik ama bizi kimler tıkadı; kimler zorladı biliyor musunuz?  ‘‘Bize yardımcı olmak’’ adı altında kaldırım yapan ama kaldırımın ortasında ağaç olmasını önemsemeyen belediyenin fen işleri engelledi. Değil görme engellinin kolay yürümesi için sarı şerit yapmak; sağlıklı kişileri bile engelleyen; hamile olanların, bedensel engellin, görme engellin çıkışını engelleyen, yarım metre yüksekliğinde yapılan kaldırım ile engellendi! Zeki olan epilepsililer vardı; işverenlerle engellendi. Kalp hastası, böbrek hastası olanları; mahalle baskısı engelledi. Metroların birçoğuna konulmayan ve/ya sürekli arıza yapan ama tamir edilmeyen asansörler, yürüyen pardon yürümeyen merdivenlerle engellendi. Birçok yerde otogara gidince elinde bavullarla, sağlıklı ve genç kişinin zorlanarak inip-çıktığı merdivenler yapıldı. Yüzbinlerce kişinin kullandığı bu noktayı bile, engellinin, bebek arabasının inebileceği, hepsini geçtik sağlıklı kişinin taşıyacağı, bavulunun tekerleklerinin dönebileceği rampa bile yapılmayarak engellendi! 

 

Ayrıca birçok durumun başımıza gelmesi; bir kaza geçirdiğimiz zaman, hastanelere giden sigortalı çalışanların, giderini karşılamayan; sigortası olmayanların ödemesinin yapılmamasından dolayı birçok hastalığını ötelemesi ile daha kötü durumlara gebe olması, hatta durumu çok kritik olanların ambulansla hastaneye getirildikleri zaman, bazı hastanelere kabul edilmeyerek; ambulansla gezmesi, bazen de ambulansın geç gelmesi gibi durumlardan kaynaklanmadı mı? Birilerinin zevk için silah sıkıp; birilerinin engelli olmasına neden olduğunu hiç duymadık mı? İş yerinde, kimyasal ortamlarda gerekli koruma olmasından dolayı, meslek hastalıklarına yakalananları; hatta ölenleri, iş kazalarından olayı uzuvunu yitirenleri; hatta Soma gibi yeraltında ölenleri; bu yetmiyormuş gibi, sigortası bile yapılmadığı için, iş hukukundan doğan hakkını alamayanları duymadık mı? Askere gidip; herhangi bir noktada yaralanıp; engelli aylığı bile alamadan; biz engellilerin arasına katılan kişi sayısını, inanın tahmin bile edemiyorum. İşveren ve Devletin hatalarından dolayı engellenen kişileri de gördük. İşverenin hatasından dolayı tedavi edilemeyen durumlarda, hatamızı örtmek için o engelliyi işe alarak; sorunun örtüldüğü yerleri de gördük! İş kazası, meslek hastalığı, askerlik durumlarında karşılaşılan bu menfi durumlarda, hiç olmazsa engellilerin çocuklarına yeterince yardımcı olduk mu? Yoksa onları da mı engelledik? Eğer bu iş kazaları, meslek hastalıkları ve/ya askerlik görevinden dolayı gerçekleşen kazalar, gelişmiş ülkelerde olsaydı; bizler engellenseydik; Devlet ve şirket bize karşı hatasının bedelini; gerçekten öderdi!

 

NASIL FARKINDALIK YAPILABİLİNİR?

Eğer istenirse çok güzel farkındalıklara kamu, belediye, özel sektör ve gönüllülerle iş birliği yapılarak imza atılabilir. Kamu olarak her bir noktanın yapabileceği o kadar çok şey var ki! Hatta bazı şeyler hemen parmaklarının ucunda…  Kendi konumla ilgili örnekler vereceğim. Seçim günü tüm belediyeler ‘halkımızı destekliyoruz’ diye konuşuyor. 20 yıldır hiçbir siyasi, etnik gruba yaslanmadan yürüyen biz epilepsililer, bir belediyede ‘biz sizin broşürünüzü basalım, siz de halkımızı rahatça bilgilendirin’ diye bir şey söylememişti! İlk kez evvelki sene Çankaya belediyesi dans ve iletişim grubu ile şimdi de Ankara Büyükşehir Belediyesi gördü ve broşürleri bastı, duyurular ve etkinliklerle destekleme sözü verdi. İş insanları arasında hiç mi epilepsili yok? Bir kere destek veren bir şirket çıktı, ilk yardım çekimi yaptık. Kamuda üst düzeyde epilepsililer çalışmıyor mu? İlk kez İçişleri Bakanlığı ile çalışma yapıldı ve Hoşça kal Epilepsi adlı tiyatro oyunu ortaya çıktı. Sanatçılar arasında hiç mi epilepsili yok! İlk kez galamızda müzik, resim ve tiyatro oyuncuları ile 2022’de desteklendik. Konuşmaya gittiğimiz zaman, herkes yanımızda. Konuşma ile değil, icraatla olur bu işler! 20 yılda 1 özel sektör, 1 kamu, 2 belediye, 1 sanat grubu. Bu 3 kurum bizim için çok özel. Neden mi? 950.000 epilepsili için ama olan gözlerin karşısında, çok az sayıda sadece bakmayan baktığını gören kişiler var. Ülkemizde bizleri fark etmezlerken, dünyanın diğer uçlarından İrlanda’dan Dünya Epilepsi Derneği, Fas’da Müslüman Epilepsili Ülkeler Grubu, İran’dan Epilepsi Derneği görüyor. Dünya gözü ile görüldüğümüz için mutlu mu olmalıyız, dünyanın gördüklerini ülkemiz görmediği için mutsuz mu; karar veremiyorum… Karar sizin       

 

Bizler de engelli olmak istemedik ama olduk! Ama engellimize göre yaşam seçmelerini, engelle yaşamayı, engelliyi yaşatmayı biliyoruz. Gerçekten siz de bir gün engelli olabileceğinizi, aday olduğunuzu biliyorsanız; beraber engelleri kaldıralım… Eğer engelleri kaldırmayı düşünmüyorsanız; sadece ve sadece engellerle bizleri engellemeyin! Emin olun; başka ihsan istemeyiz sizden!!! Engellileri engellerle engellemeyin!

Sevgiyle kalın…

 

Ebru ÖZTÜRK

Epilepsi ve Yaşam Derneği Kurucusu&Başkanı

Epilepsi ve Yaşam Platformu Kurucusu&Başkanı

 

 

Başkan Vekili Çebi Yılın Son Gününde Sahadaydı

MÜSİAD’DAN ÖZEL EĞİTİME ANLAMLI DESTEK

16. Yılında Topluma Değer Katmaya Devam Ediyor

Şahin, Eğitime Yapılan Her Yatırım Geleceğe Işıktır

Yürekleri Isıtan Gönül Köprüsü

0542 856 64 49 30 Aralık 2025 Beyoğlu’nda Emeklilere Verilen Pazar Desteği 2026’da Da Devam Edecek

KKTC İle Türkiye Arasında Sürücü Belgeleri Anlaşmasında Değişiklik

“İstanbul’da Bahar” Sulu Boya Sergisi Sanatseverlerle Buluştu

Avcılar Reşitpaşa Caddesi Zemin Altı Otoparkı’nın Temeli Atıldı

Şahin, Eğitime Yapılan Her Yatırım Geleceğe Işıktır

Karayün; Yerel Basın Sessiz Kalırsa Türkiye Körleşir

Karayün; Yerel Basın Öldü! Dijital Sesimiz Kısılmasın…

Balkanlı’dan Aksal’a “97 Bin TL” Tepkisi

Aksal: "Selimiye Camii Ramazan’da Tamamen Açılıyor"

Edirne AK Parti Teşkilatına Rekor Katılım

Cebi’den Yeni Yılında Hukuk, Adalet ve Umut Temennisi / GÖRÜNTÜLÜ HABER

Yoğun Kar Yağışına Karşı Türkiye Tek Yürek

Tunç; Türkiye Dış Politikası Güçlere Göre Değil Hukuka Göre Belirlenir

Mevlana Rüzgarı Esti

İstanbul'da kültür sanat etkinlikleri devam ediyor

Minik Yetenekler yeni Yılı Sahneye Taşıdı

Erdoğan’dan Filistin Ve Dünya Gündemine Net Mesajlar

Üye Sayısını Yükselten Partiler !

Yola Hafriyat Döken Sürücü Suçüstü Yakalandı

Vali Sezer’den Keşan’da Yatırımlar Hakkında Değerlendirme

Çebi; Yılın Son Gününde Sahadaydı

Sanatın Kalbi Sahnede Attı

İncekum’da Esnaf Yol Düzenlemesine Tepkili

Öğrencilerle Kitap Dolu Bir Gün

2025’in en çok aranan oyuncuları ve yapımları

Yükleniyor

Mevlana Rüzgarı Esti

Sanatçı Latif AYYILDIZ’ın Sarıkamış Ağıdı

Başkan İrfan KOÇ;  Sarıkamış Şehitleri Türkiye’nin Gurur Kaynağıdır

MHP MYK Üyesi ÖGEL: Şehitlerimizi Onurla Yad Edeceğiz

Aytaç BATTAL; Sarıkamış Soğanlı Dağları Acı Bir Tarihin adadırr

Şehit Torunu Ali TURGUT, Sarıkamış Şehitlerini Tarihe İz Bırakmıştır

KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman oldu

Çin'in Dijital Dönüşümü Kadınlar İçin Yeni Fırsatlar Yaratıyor

Türkiye’ye 627 Milyon Dolarlık 5g Yatırımı

Oval Ofis'te beklenen görüşme gerçekleşti... Trump'tan Erdoğan'a 'lider' övgüsü

Veysel ÇAMLI." Sarıkamış Şehitlerini Hep Yaşatacağız

Başkan Şamil YALÇIN, Sarıkamış Vatan İçin Bile Bile Ölüme Yürüyüştür 

İş İnsanı Öztürk SAKUR; Sarıkamış, unutmayacak acılar Bıraktı

İş İnsanı Ali ŞAYİR; " Sarıkamış; Binlerce Şehidin Yüreklerinin Donduğu Yerdir.

Altın Tarihi Zirveyi Gördü

Güven AKSU; Sarıkamış’ta Unutulmaz Bir Tarih Yazılmıştır

Emekliye Seyyanen Zam Davasında Kritik 15 Gün

Oda ve Birlikler Bilgileri Bakanlığa Bildirecek

Hakime ERGÜL ve Onur BOZKURT Muhteşem Bir Düğünle Evlendiler

MÜSİAD Tekstil, Deri ve Hazır Giyim Sektör Kurulu buluştu

Karya Farma Ekibi Dikenli İnciri İnceledi Sonuçlar Şaşırttı

Karya Farma Ekibinden İki Spesifik Patent Müjdesi Geldi

109. Anma Yıldönümünde Sarıkamış Şehitleri

Dünya Şampiyonu Boksör Yeniden Ringe Dönüyor

Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı sezona galibiyetle başladı

Vatandaş istedi, Aksoy yerine getirdi

Raket şampiyonluk kürsüsüne oturdu

Veledromu’nda Torku rüzgarı! Madalyalar peş peşe

Konya ilçelerinde 'Kış Spor' heyecanı

Gebze'de filede Galatasaray’a karşı büyük zafer

TOFAŞ, Mersin'e potada boyun eğdi

Nilüfer Belediyespor, EHF Avrupa Kupası’nda tur atladı

Kars 36 Spor Deplasmandan 3 Puanla Dönüyor!

Ankara 3. Ardahan tanıtım günlerine 1 Milyon katılımla Muhteşem oldu.

Esenyurt’ta Sanat Dolu Bir Akşam: Hayati İnanç’tan “Hayata Şiirden Bakmak” Söyleşisi...

ARDAHAN Göle’den Dünyaya Açılan Bir Işık

Göle kültür ve kaşar festivali için yeni bir vizyon ihtiyacı

Turizmci Ersin ÖZKURT; Bölgeni kurtuluşu Yayla Turizmidir

Cihan Akman, Lale Festivali Muş’un Dünyaya Açılan Kapısıdır

Cafer Yağcı, Göle’nin Organik Ürünlerinin Gözü Dünya Pazarlarında Olmalı

Emekli İnfaz ve Koruma Memurunun 4. Kitabı

Genç şair Eren Güler’den yüreklere dokunan bir eser…

Esenyurt’ta Linç Kültürü Masaya Yatırılıyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9