-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
Mahalle Muhtarlıkları Tarihe Mi Karışıyor..?
Türkiye’nin en eski idari yapılarından biri olan muhtarlık kurumu, dijital çağın gölgesinde en sert tartışmalardan birini yaşıyor.
Özellikle büyükşehirlerde işlevini yitirdiği iddia edilen mahalle muhtarlıkları için artık açık açık reform çağrıları yapılıyor. 2026 verilerine göre yıllık maliyeti 24 milyar lirayı bulan sistem, kamu kaynaklarının verimli kullanımı açısından yeniden masaya yatırılmış durumda.
Usta gazeteci Nezir Karayün araştırdı, sahadan verileri topladı, uzman görüşlerini inceledi ve ortaya çarpıcı bir tablo çıktı.
“24 MİLYAR LİRALIK SORU”
Şubat 2026 itibarıyla muhtar maaşları asgari ücrete endeksli olarak belirleniyor. Devlet tarafından karşılanan sosyal güvenlik primleri de eklendiğinde bir muhtarın aylık maliyeti yaklaşık 39 bin 470 lirayı buluyor. Türkiye genelinde 50 bin 370 muhtar görev yapıyor. Bu da aylık yaklaşık 2 milyar liralık bir gider anlamına geliyor. Yıllık toplam maliyet ise 24 milyar liraya ulaşıyor.
Bu rakama muhtarlık hizmet binaları, elektrik, su, internet giderleri ve diğer idari harcamalar dahil edildiğinde kamuya yansıyan yük daha da artıyor.
Nezir Karayün bu tabloyu değerlendirirken şu soruyu soruyor: Devletin dijitalleştiği bir dönemde bu kaynak daha verimli alanlara yönlendirilebilir mi
“E-DEVLET ÇAĞINDA MUHTARA GEREK VAR MI”
Bir dönem ikametgah belgesi almak için muhtar kapısında sıra bekleyen vatandaş, bugün aynı belgeyi e Devlet sistemi üzerinden saniyeler içinde alabiliyor. Nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı ve birçok resmi belge artık cep telefonundan indirilebiliyor.
Vatandaş sorununu belediyeye doğrudan iletebiliyor, CİMER üzerinden başvuru yapabiliyor, ilgili kuruma telefonla ulaşabiliyor. Muhtarın aracı rolü özellikle şehir merkezlerinde belirgin şekilde azalmış durumda.
Karayün’ün araştırmasına göre büyükşehirlerde muhtarlıkların en yoğun işi tebligat teslimi. Postacının evde bulamadığı resmi evraklar çoğu zaman muhtarlıklara bırakılıyor. Ancak elektronik tebligat sisteminin yaygınlaşmasıyla bu görevin de alternatif yöntemlerle yürütülmesi mümkün görünüyor.

“KÖYDE DEVLETİN YÜZÜ, ŞEHİRDE SEMBOLİK YAPI”
Araştırmanın en dikkat çeken sonucu ise şehir ve köy arasındaki fark. Kırsal bölgelerde köy muhtarları adeta devletin sahadaki temsilcisi konumunda. Altyapıdan sosyal yardıma, tarımsal destekten güvenlik koordinasyonuna kadar birçok konuda aktif görev alıyorlar.
Ancak büyükşehirlerde belediyeler, kaymakamlıklar, nüfus müdürlükleri ve emniyet birimleri zaten güçlü bir organizasyon yapısına sahip. Bu nedenle mahalle muhtarlıkları daha çok sembolik bir görev yürütüyor.
Nezir Karayün bu noktada şunu vurguluyor: Köy muhtarlıkları korunmalı, ancak şehir merkezlerinde sistem yeniden düşünülmeli.
“SOSYAL YARDIMLARDA YENİ DÖNEM”
Eskiden mahallenin ihtiyaç sahibini en iyi muhtar bilir anlayışı hakimdi. Bugün ise sosyal yardımlar büyük ölçüde merkezi veri tabanları üzerinden değerlendiriliyor. Gelir durumu, tapu kaydı, araç sahipliği gibi bilgiler sistem üzerinden inceleniyor ve yardımlar buna göre planlanıyor.
Bu durum, mahalle muhtarlıklarının sosyal yardım sürecindeki belirleyici rolünü de azaltmış durumda.
“BU KAYNAKLA NELER YAPILABİLİR”
24 milyar liralık bir bütçe ile eğitim alanında yeni okullar ve öğrenci yurtları yapılabileceği, yüz binlerce öğrenciye burs verilebileceği ifade ediliyor. Sağlık alanında modern hastaneler inşa edilebileceği, nadir hastalıkların tedavisinin kamu tarafından karşılanabileceği belirtiliyor. Deprem riski altındaki bölgelerde konut üretimi ve güçlendirme projeleri için de önemli bir kaynak oluşturulabileceği vurgulanıyor.
Karayün’e göre mesele bir kurumu hedef almak değil. Asıl mesele kamu kaynaklarının en doğru şekilde değerlendirilmesi.
“REFORM KAÇINILMAZ MI”
Uzmanlar şehir ve köy ayrımını esas alan yeni bir modelin tartışılması gerektiğini belirtiyor. Büyükşehirlerde mahalle muhtarlıklarının gönüllülük esaslı bir temsil yapısına dönüştürülmesi ya da farklı bir idari modele evrilmesi öneriliyor.
Usta gazeteci Nezir Karayün’ün araştırması, değişen Türkiye’de idari yapının da değişmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Dijital çağda devlet vatandaşın cebine kadar girmişken, geleneksel kurumların da kendini yenilemesi kaçınılmaz görünüyor.
Şimdi kamuoyunun önünde net bir soru var. Mahalle muhtarlıkları bugünkü haliyle devam mı etmeli, yoksa yeni bir dönemin kapısı mı aralanmalı..?
Burhan AYDIN/İstanbul/Sİyasal Bİrikim
CHP’li Beykoz Belediye Meclis Üyelerinden Bir İstifa Daha
Ahmet Özer’in Görev Talebine Mahkemeden Ret!
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Malatya’da gençlik ve spor yatırımlarına büyük adım
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?
Ordu OKSM'DE Ramazan'ın manevi ışıltısı
Bakan Tekin 12 Mart programına katıldı
Çelik Kartallara HGK-84 kitleri...
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
İzsiz’den Birlik Sofrasında Güçlü Mesaj...
Torosların Hikâyesi Yeni Kitapta Hayat Buldu
AKRAN ZORBALIĞIN İKİ YÜZÜ
Okumuş’tan Maarif Vizyonuyla Küresel Eğitim Yolculuğu...
Çetin; Alevîlik Yol, Bektaşilik Medeniyettir…
Küçükçekmece'de İftar Sofralarına Ve Ramazan Etkinliklerine Yoğun İlgi
Avcılar’da 8 Mart Rüzgarı, Yüzlerce Kadın Eşitlik İçin Pedal Çevirdi
Ardahan Kültürevi 08 Mart Kadınlar Gününü Kutladı
Kapıda Karanfil ile Başlayan Eğitim Hikâyesi
Şiirde Felsefi Derinlik Arayanlara Yeni Bir Eser
Ak Parti Beylikdüzü İlçenin İftarı Yoğun Katılımla Gerçekleşti
Başkan Çalık 355 Gün Sonra Hâkim Karşısında
Yükleniyor





















